Anadolu’nun direniş hikâyesine tanıklık edeceği süreçte, 1901 yılında dünyaya gelen şehirler arası ulaşım Kâmil Koç, ruhuna işleyen mücadeleci yanına uygun bir iş koluna, neredeyse Cumhuriyet’le eşzamanlı olarak adım atar. Bilecik-Pazaryeri’nde doğup büyüyen bu yalnız adam, diğer aile fertlerinin tek uğraşı olan topraktan koparak, askerliği sırasında komutanından aldığı tavsiyelerle yola çıkar. 1923-1926 arası, manda arabalarıyla yük taşımacılığından, motorlu araçlarla taşımacılığa geçiş yıllarıdır. Bursa ilinden ehliyet alıp, Bilecik’in Karaköy İstasyonu’ndan Bursa’ya ilk kombine taşımacılığına yolcuları da dâhil ederek başlattığı girişim, yol ve araç yoksunluğunun yolculuk koşullarını zorladığı Cumhuriyet dönemindeki yolcu taşıma serüveninin ‘ilk’idir. Benzinin tenekesi 5 TL, araç fiyatları 1500 TL’dir. Kâmil Koç, taşımacılığın gelecek vaat ettiğinin farkındadır ve atılımlarına yön verir; çok geçmeden de kesintisiz çalışmanın karşılığını alır. 1927’de, kendisine ait üç, şahıslara ait yedi araçla, Koç Birlik adlı ilk şirketini kurar. 1948 yılına kadar rakipsiz çalışacağı bu alanda açılan her yol, hizmet zincirinin yeni bir halkası olacaktır.
Kâmil Koç’un Gelişimi ve Yenilikçi Adımları
Bu arada İkinci Dünya Savaşı döneminde, otobüs ve kamyonlarının bir kısmını ordunun hizmetine verir. 30’lu yılların sonlarında, posta ihalesi taahhüdünü yerine getirir. Austin kamyonlarla mal nakliyesine ağırlık verir. Ereğli Kömür İşletmelerinin, SEKA Kâğıt Fabrikası’nın tomruk taşımacılığını üstlenir. Austin acenteliği yapar. Ancak gönlü hep yolcu taşımacılığındadır. 1933 yılına gelindiğinde şehirler arası ulaşım Kâmil Koç, filosuna; yerli kasa Chevrolet, Dodge ve Overland marka beş araç daha dâhil etmiş ve Bursa-Ankara karayolunda, yolcu taşımacılığına başlamıştır.
Marshall yardımıyla, karayolu ağında %42’lik artış sağlanınca, 1949 yılında da dört adet Avrupa kasa Mercedes alarak, Ankara-İstanbul hattını hizmete açacak; Ege firmasını alıp, Istanbul-Izmir hattını devreye sokacaktır. 1965’te otobüs ithalatı sınırlanıp montaj sanayine ağırlık verilince, 115 öz mal Apollo Magirüs filoya katıldı. Karadeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya açılma girişimi, rakiplerin rahatsızlıklarıyla zorlu bir mücadeleye yol açar. . Ücretsiz ikram ve hostes uygulamaları da bu dönemin ‘ilk’leridir. Kâmil Koç, öngörülü bir tavırla, kurumsallaşmanın, marka olmanın adımlarını atma kararlılığındadır. Cumhuriyet tarihinin ilk logo uygulamalarından biri olan ilk amblem yerini alır. Artık, kendi deyimiyle “un değil, ün peşindedir.”… 70’li yıllarda, şoförlerin bilinçsizliği, araç yenileme gerekliliği ve giderler, özelleştirme modelini zorunlu kılar.
“Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu hatlarını kapatıyoruz. Kiralık ve ortaklı araçlarla çalışma modelini önceliyoruz.” Öte yandan, kız evlâtlar ve ağırlıklı olarak kız torunların varlığı, Kâmil Koç’un gelecek endişesi taşımasına neden olmakta, “bu iş benimle kâim” sözleri, Kâmil Koç tarafından giderek daha fazla dile getirilmektedir. Bu zorlu mücadelede yorulan kalbi, ağır bir hastalık döneminden sonra, 11 Mayıs 1975 günü durur. 22 yaşındaki torunu Murat Gülez, yolculuğu sürdürmek üzere iş başına gelir. Henüz üniversite öğrencisi olan kardeşi Sena Gülez (Kaleli) de ağabeyine yardım etmek üzere kolları sıvar. Bütün kademelerde görev alır. 90’ların başında, daha önceki yıllarda başka alanlara yönelmeye başlayan Murat Gülez, bu yolculuktan uzak kalır. Şu anda Kamil Koç’u Sena Gülez(Kaleli) ve Sema Gülez yönetmektedir..
Görsel Kaynak; https://www.dergibursa.com.tr/santral-garaj-yolcusu-kalmasin/

