Ülkemizde modern anlamda resim sanatının ilk temsilcilerinden biri kabul edilen Osman Hamdi Bey’in en bilinen eserlerinden biri olan “Kaplumbağa Terbiyecisi,” sembolik anlatımı ve özgün mekan kullanımıyla sanat tarihimizde özel bir yere sahiptir. Osman Hamdi Bey, 1906’da tamamladığı tabloyu Fransız Sanatçılar Derneği’nin sergisine yetiştirmek için yoğunlaşmış, bir yıl sonra daha küçük boyutlu ikinci bir versiyon yaparak eseri Salih Münir Paşa’ya ithaf etmiştir.
Kaplumbağa Terbiyecisi’nin İlham Kaynakları ve Sembolik Anlatımı
Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” eserinin kökeni, sanatçının gençlik yıllarına dayanır. Babasına yazdığı mektupta, Tour de Monde dergisinde okuduğu bir makaleden bahseder. Bu makale, İsviçreli diplomat Aimé Humbert’in Japonya’da gördüğü kaplumbağa terbiyecilerini anlatır. Ayrıca, Terbiyecilerin, kaplumbağalara ritim eşliğinde yürümeyi ve dizilmeyi öğrettiği yazı, bir gravürle desteklenmiştir. Osman Hamdi Bey’in bu makaleden etkilenerek Kaplumbağa Terbiyecisi için ilk esinleri aldığı düşünülmektedir.
Eserin merkezinde, Doğulu giysiler içinde düşünceli bir adam figürü dikkat çeker. Elinde bir ney tutan bu figür, sırtında ise bir vurmalı çalgı taşır. Kaplumbağaları izleyen figür, derviş olabileceği düşünülse de, giysi ve başlık detayları daha çok “Mardinli Kürd” tipine işaret eder. Osman Hamdi Bey, figürün modellenmesinde kendisinden ilham almış ve Viyana’da benzer giysilerle fotoğraflar çekmiştir.
Tablo, mekan olarak Bursa Yeşil Cami’nin üst katında yer alan bir odayı kullanır. Bu odadaki turkuaz altıgen ve lacivert üçgen çiniler ile pencere alınlığındaki “Kalplerin şifası sevgiliyle buluşmaktır” hadisi, Yeşil Cami’nin karakteristik özelliklerindendir. Osman Hamdi Bey, Yeşil Cami’ye olan ilgisini diğer eserlerinde de göstermiş; bu tarihi yapının kendine özgü atmosferini, “Kur’an Okuyan Kız” ve “Yeşil Cami Önü” gibi tablolarında da yansıtmıştır.
Kaplumbağa Terbiyecisi’ni inceleyenler için Osman Hamdi Bey’in Bursa Yeşil Cami’de bulduğu huzur, mistik semboller ve Doğu kültürünün yansıması hissedilir bir derinlik sunar. Bugün, bu tablo bir tanesi Suna-İnan Kıraç Vakfı resim koleksiyonunda, diğeri Pera Müzesi’nde olmak üzere iki farklı versiyonda sanatseverlerle buluşmaktadır.
Sanatla dolu bu keşiflerin ardından, Bursa’nın meşhur lezzetlerini tatmak için tarihi İskender Mavi Dükkan’a uğramayı unutmayın!
Kaynakça:
Görsel Kaynak; bursadabugun.com

